Anasayfa | YAZARLAR | MEDYASAVAR | Doğru zamanda doğru yerde bulunmak mı, 2010 model akreditasyon mu?

Doğru zamanda doğru yerde bulunmak mı, 2010 model akreditasyon mu?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Doğru zamanda doğru yerde bulunmak mı, 2010 model akreditasyon mu?

Bu işte sizce de bir tuhaflık yok mu?

MEDYASAVAR SORUYOR...

2010 model akreditasyon!

Yazımı okurken bazılarınızın, "Kedi erişemediği ete mundar dermiş" diye homurdandığını duyar gibi oluyorum...

O yüzden peşin peşin itiraf ediyorum...

Yiğidi öldürüyorum, hakkını yemiyorum...

Yıllarca muhabirlik yapan biri olarak, itiraf etmeliyim ki Enis Berberoğlu'nu kıskandım...

Hürriyet'in yayın yönetmeni Enis Berberoğlu'nun dün, 9 askerin şehit olduğu yerde çekilmiş fotoğrafları, büyük bir gazetecilik başarısıydı...

Hem kıskandım, hem de şapka çıkardım.

İyi iş...

Ancak, bu fotoğrafı sorgulamadan da edemedim...

Dedim ya yıllarca sıcak haberle uğraştım. Haberin her aşamasında bulundum...

Kafamı kurcalayan bazı noktalar var...

Enis Bey, haberinin hikayesini şöyle anlatıyor:

Dün Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’na ilk rastladığımda söylediğim gibi, “Sadece orada olmak ihtiyacıyla Şemdinli’ye gittim.” Ne kimseden davet aldım, ne de bana bir söz verildi. Sabah saat 06.40 tarifeli uçağıyla Van’a gittim, oradan ticari bir araçla 4.5 saatte Şemdinli Tekeli karakolunun nizamiyesine ulaştım. Hürriyet Ankara Temsilcisi Metehan Demir’den benim bölgede olduğumu duyan komutanların talimatıyla içeri alındım. Gazeteciliğin doğru zamanda doğru yerde olmak ve biraz da şansına güvenmek anlamına geldiğine bir daha iman ettim.

ALLAH ALLAH!

Zaman zaman ekonomi konulu toplantılarda filan karşılaşmışlığım olmuştur. Ancak son 20 yılda Türkiye'de vuk'u bulan hiçbir sıcak olayda Enis Berberoğlu isimli muhabirle karşılaşmadım.

Tanıyanların yalancısıyım. Enis Berberoğlu isimli arkadaş, sosyal ilişkisi zayıf, kaprisli biridir... Haber kaynakları bakımından da çok iyi bir karneye sahip olduğunu söylemek abartı olur...

Bu haberi bir Savaş Ay yapsa, bir Nurettin Kurt yapsa... Hatta hatta, İstanbul'dan, genç, cevval bir polis muhabiri arkadaşımız yapsa... Olur derim, yapar...

Yurdumun yayın yönetmeni, bir pazar sabahı yatağından kalkacak, 06.40 uçağıyla Van'a gidecek... 5 saatlik taksi yolculuğu yapacak... Bir sınır karakoluna gidip, eliyle koymuş gibi bulduğu helikoptere binip, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'yla beraber çatışma yerine gidecek... 

Neymiş efendim. Metehan Demir Genelkurmay Başkanı'nı aramış mış da "Yayın yönetmenimiz de orada" demiş miş...

Allah Allah...

Ne tesadüf...

"Gel Eniscim... Madem buralara kadar yoruldun. Bari bin şu helikoptere gidelim..."

'Doğru zamanda doğru yerde bulunmak', budur işte!

Ya orada bekleyen diğer gazeteciler...

Onlar yanlış yerde mi bekliyorlardı... Helikopterin kalkacağı yerin adresini şaşırmışlardı muhtemelen!

ESKİ BİR ANI

Dün akşam konuştuğum bir eski gazeteci dostum da aynı düşünüyor. Ve bir anısını anlatıyor:

Yıllar önceydi. Güneydoğu'da yine böyle önemli bir haber kovalıyoruz. Hep bugün önemli yerlerde bulunan o zamanın acar muhabirleriyle beraberim. Bir helikopter indi. Cepheye gitmek için can atıyoruz, birbirimizi yiyoruz. Çünkü sadece İki kişi alacak ve havalanacak.

Kura bana çıktı.

Helikoptere bindim bir de kimi göriim; Enis Berberoğlu. Şoktayım... Sen de nerden çıktın...

Suratı bir karış. Selam veriyoruz, almıyor. O anı hiç unutamam...

Dünkü fotoğrafı görünce, hemen o anı hatırladım ve hiç bir şeyin tesadüf olmadığını hatırladım...

2010 MODEL AKREDİTASYON

Şimdi sayın Genelkurmay Başkanı Başbuğ'a soruyorum. Enis Berberoğlu'nun o helikoptere binmesi tamamen bir gazetecilik başarısı mıdır...

Yoksa 2010 model akreditasyon tarzınız bu mudur...

medyasavar@gmail.com

haber@medyasavar.com

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Etiket:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

0