Flaş...Flaş...Aldatılan kadın gazetecinin kitabının adı, 'Bir diş fırçası, iki kadın'...
İşte yeni yazarımız Cevahir Öztürk'ün ilk yazısı...
Medyasavar'ın yeni yazarının adı, Cevahir Öztürk...
Öztürk, ilk yazısında, başta Asmalımescit olmak üzere, 'aldatılan' bir kadın gazetecinin, medya mahallesinde anlatılan ilginç hikayesini yazdı...
BİR DİŞ FIRÇASI İKİ KADIN
Çok satan etkili gazetelerden birinin kadın muhabirinin başına gelenler, son günlerde duyduğum en ilginç medya dedikodusu olmaya aday. Efendim, lafı fazla uzatmadan konuya dalayım isterseniz.. Muhabir kızımız alımlı mı alımlı, üstüne biraz da çalımlı bir gazeteci. Birbirinden ilginç haberlere imza atıyor. Çalıştığı gazetenin üst düzey yöneticilerinin ‘özel ilgi”sine mazhar olduğu ve gazetecilik kariyerinde bu “özel ilgi”nin de payı olduğu biliniyor. Neyse.. Sadede geleyim. Bu alımlı kızımız birkaç yıl önce gönlünü genç bir türkücüye kaptırmış. Türkücü oğlan da kara yağız bir Anadolu delikanlısı. Ben diyeyim Leyla Mecnun aşkı, siz deyin Kerem ile Aslı. Eksiği var abartısı yok. Gazeteci kızımız, türkücü oğlana gönlünü kaptırmış ya bi kere.. Oğlan işinde başarılı olsun, herkes tanısın falan diyerek elinden geleni yapıyor, bizim türkücüyü medya mahallelerinde dolaştırıyormuş. İkiliyi gören herkes bu mutluluk tablosu karşısında kıskançlıktan çatlıyormuş. Ta ki o her şeyi altüst eden telefon mesajına kadar. “Alımlı” gazeteci, türkücü sevgilisinin telefonuna gelen “canım”lı “cicim”li mesajı görünce küplere binmiş. Türkücü delikanlı olayı kıvırmaya çalışmış ancak mızrak maalesef çuvala sığmamış. Bizim gazeteci kızı almış bir merak. Sevgilisini elinden almaya çalışan hatunun peşine düşmüş. Türkücüye mesaj atan meğer İstanbul’un bir ilçesinin belediye başkanının danışmanlarından biriymiş. Araştırmacı gazeteci ya bizimki.. Allem etmiş kalem etmiş, sevgilisini ayartmaya çalışan kadını bulmuş sonunda. İkili yan yana gelince pazılın parçaları tamamlanmış. Meğer bizim türkücü bir yandan belediyeci hanımı bir yandan da bizim gazeteciyi idare ediyormuş. Sonrası malumunuz. Türkücü farklı meslek gruplarından biraz şöhretli biraz da maddi durumu iyi farklı kadınlarla birlikte olmayı meslek haline getirmiş. İşin en garibi de türkücünün ailesi de oğullarının hızlı aşk trafiğini biliyormuş. Eve gelen hanımların hepsine, “Bizim gelinimiz” muamelesi çekiyormuş. Mağdureler dışında herkes rolünü bi tamam oynamış yani. Bu müthiş aldatma hikayesine tüy diken başka bir ayrıntı daha var. Bunu sizlere anlatmadan bu yazıya nokta koyamayacağım sevgili okurlar. Türkücü delikanlı sevgililerine evinin banyosundaki diş fırçasını göstererek, “Aşkım bu fırçayı senin için aldım. Kullanabilirsin” diyormuş. Anlayacağınız bir fırçayı iki sevgili kullanıyormuş. İhanete uğrayan gazeteci kızımız türkücüye hemen yol vermiş. Şu sıralar çok mutsuzmuş. Nereye gitse türkücüden yediği kazığı anlatıyormuş dostlarına. “Büyük bir ihanete uğradım. Halbuki sevmiştim onu. Fena kandırıldım. En çok da bir diş fırçasıyla ikimizi birden aldatması bana çok koyuyor” diyormuş. Medya mahallesi dedikoduya çok meraklıdır. Mağdur gazeteci birkaç dostuna bu müthiş aldatılma hikayesini anlatınca mevzu mahallede hemen yayılmış. Şimdi Asmalı Mescit mekanlarında takılan gazeteciler bu dedikoduyu köpürtüyorlarmış. Birkaç gün önce yine böyle dedikodusu bol bir ortamda konu açılmış. “Alımlı” kızımız aldatılma travmasını çoktan atlatmış. Şimdi başına gelenleri romanlaştırmaya karar vermiş. Romanın adını bile koymuş: “Bir Diş Fırçası İki Kadın” Sohbet ortamında bulunan bir başka gazeteci de espriyi patlatmış:”Kitabın adı iki kadın Bir Oral-B olsun!”
CEVAHİR ÖZTÜRK





Yorum gönder