Anasayfa | YAZARLAR | CANKAT TURHAN | Türk televizyonları böyle şirretlik görmedi

Türk televizyonları böyle şirretlik görmedi

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Türk televizyonları böyle şirretlik görmedi

Cankat Turhan yazıyor...

CAN ATAKLI VE TUFFAN TÜRENÇ’İN NEZAKETSİZLİĞİ

Evvelden iktidar partilerinin sözcüleri, milletvekilleri bariz bir ukalalıkla konuşurlar, gazeteciler de hep alttan alırlardı. Şimdi bu yer değiştirdi ve kendilerine gazeteci sıfatı yakıştıran bir takım zevat, siyasi yandaşlıklarının militanı gibi saldırmaya başladı. Bunu yaparken de şirretçe, saldırganlıkla ve terbiyesizce hareket etmeye başladılar.

CANKAT TURHAN

Habertürk’te Hürriyet Yazarı Tufan Türenç ve Can Ataklı daimi konuk, Anayasa paketi konuşuluyor. Karşılarında ise Star gazetesi yazarı Prof.Dr. Eser Karakaş  ile Ak Parti Grup Başkan Vekili ve Sözcüsü, İstanbul Milletvekili Suat Kılıç var.

Can Ataklı ile Tufan Türenç ikilisi, Suat Kılıç tam onlara neredeyse sağır ve dilsiz alfabesini de kullanarak Anayasa paketini, getirdiği yenilikleri, özgürlükleri anlatırken “vay tekel işçilerine polis neden cop kullanıyor, nerede özgürlükler vb.” sözlerle saldırmaya başladı. Her ikisi de aralıksız ve yüksek volümle konuşmaktaydı. Daha doğrusu bağırıp çağırmaktaydılar.

Suat Kılıç, onu buradan kutluyorum- hakikaten karşısındaki iki terbiyesize onların seviyesine inmeden, bilgi aktararak yanıt verdi. İki şirretin sözleri karşısında kesinlikle ezilmedi. Attıkları her çamurun cevabını verdi.

Zaman zaman terbiye sınırlarını zorlayan Tufan Türenç ile Can Ataklı’ya hadlerini de münasip bir dille bildirdi.

Şimdi bir gazeteci-yazar olarak iktidar partisinin bir sözcüsünü neden bu kadar savunmak durumunda kaldım. Söyleyeyim.

Evvelden iktidar partilerinin sözcüleri, milletvekilleri bariz bir ukalalıkla konuşurlar, gazeteciler de hep alttan alırlardı. Şimdi bu yer değiştirdi ve kendilerine gazeteci sıfatı yakıştıran bir takım zevat, siyasi yandaşlıklarının militanı gibi saldırmaya başladı. Bunu yaparken de şirretçe, saldırganlıkla ve terbiyesizce hareket etmeye başladılar.

Birincisi, gazeteci sıfatlı bu kişilerin karşısındaki Suat Kılıç bu davranışı hak etmediği gibi efendiliğini sürekli korudu. Bu nedenle Ataklı-Türenç ikilisini eleştiriyorum.

İkincisi, bir gazeteci olarak, gazetecilerin böyle davranmaları mesleki anlamda beni üzüyor ve bu türden insanlar kesinlikle bizi temsil etmiyor. Onların gazeteci olarak anılması bizim için yaralayıcı bir durum yaratıyor. Yani kendi mesleğimi korumak adına da bu şirret ikiliyi reddediyorum.

ORAY SİNERJİ’YE DEĞİL, ANCAK VOLTRON’A GELİR

Basın yoluyla yapılan terbiyesizliğe Mehmet Barlas’ın şahane üslubuyla verdiği yanıt ise gazetecilik tarihine geçecek türden. Son derece anlamlı, salak olmayanların rahatlıkla anlayabileceği türden bir ders niteliğinde Mehmet Barlas’ın yazısı.

Muhatabı ise Mehmet Barlas’ın TRT’de Sinerji adıyla program yaptığını belirterek iftira atan Teflon Oray Eğin.

Gazeteci olmadıkları için araştırma yapmaya gerek bile görmemiş Teflon Oray.

Barlas da onu davet ediyor ve diyor ki:

“Oray Eğin’i Sinerji’ye davet ediyorum. Onu yapmadığım sinerji programında ağırlamam daha doğru olurdu”

Aslında Mehmet Barlas olanca nezaketiyle ona ders verirken şöyle bitiriyor yazısını:

“Ya bütün yazdıkları benim için yazdığında olduğu kadar doğru bilgilere dayalıysa”

Hocam, siz boyuna onları sinerjiye minerjiye davet etmeyin. Onlar ancak Voltron’a davet olursa gelirler.

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Etiket:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

0